Cumhuriyetimizin yegane temeli olan demokrasimizi yok etmek, milli irademizi ve aydınlık geleceğimizi sekteye uğratmak ve şanla şerefle dolu tarihimize kara bir leke sürmek isteyen bir grubun girişmiş oldukları alçak darbe girişiminin 5. yıldönümünde, bu vatan uğruna ölüme koşarak giden şerefli şehitlerimizi saygı ve hürmetle anıyorum.Kahramanlık günlerini bünyesinde daima muhafaza eden bu aziz millet, 15 Temmuz günü de bir milletin asıl gücünün, tankı, topu, tüfeği değil, imanlı ve inançlı evlatları olduğunu, hiç bir güç tarafından milletin ve iradesinin rehin veya teslim alınamayacağını hukuk dışı yol ve yöntemlerle istidat değişikliği yapılmayacağını “Türkiye Geçilmez.” sloganıyla dosta ve düşmana haykırmıştır.Sabahı aydınlık olan 15 Temmuz gecesinde bıyıkları henüz terlememiş gençlerden, 70 yaşındaki ihtiyarlara, işçisinden patronuna, köylüsünden şehirlisine kadar milletimizin tüm fertleri parti, meşrep, siyasi görüş farkı gözetmeksizin tek vücut olmuş dahili ve harici bedbahtlara geçit vermeyerek şanlı tarihimize yeni bir izzet ve onur sayfası açmıştır. Bu uğurda Ömer Halisdemirimiz ile birlikte 251 şehidimiz ve gazilerimiz, sayısız kahramanlık örneği sergilemiştir.Bizlere düşen görev ise var olabilmenin, güçlü ve müreffeh olabilmenin temel şartı olan birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi korumak, geçmişten aldığımız dersle milli egemenliğimizi payidar kılmak adına medeniyet, bilim ve adalet yolunda durmadan çalışmaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken; bizlere, bağımsızlığımızı ve çağdaş medeniyetin tüm imkânlarından yararlanmamızı sağlayan Ulu Önder Atatürk’ü ve O’nun kahraman silah arkadaşları ile 15 Temmuz şehitleri başta olmak üzere bu toprakları vatan yapan şehitlerimizi ve aramızdan ayrılan gazilerimizi bir kez daha sonsuz minnet, şükran ve rahmetle anıyor, gazilerimize sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.Dedi.