mehmetguclu2603 @ gmail.com

ALGISAL OYUNLAR

İnsanların algılarını, belirlenen hedeflere yönlendirebilmek için akla hayale gelmedik yöntemler uygulanmaktadır. Algı yönetimi hemen hemen her alanda uygulanabilse de en etkin olarak ticarette ve siyaset alanında kullanılmaktadır. Örneğin market ve mağazalardaki ürünlerin değeri için biçilmiş olan fiyat listeleri, insanların algılarıyla adeta dalga geçer tarzdadır. Satın aldığımız fiyatların sonunda neden hep 99 kuruş yazar? Bir mağazada yüzlerce ürünle karşı karşıya kalmaktayız ve bu ürünlerin tam fiyatını hafızamız kodlayamaz. Genelde büyük olan ve baştaki lira olan kısımlar akılda kalır. Bundan dolayı örneğin bir ürünün fiyatı 3,99 lira ise 3 büyük, 99 kuruşlar küçük yazılır. Ya da bir ürün 60 lira ise bu ürün, fiyat listesine 59,99 olarak yansıtılır ki sanki ürünün fiyatı 50’li meblağlarda olduğu algısı insanlarda oluşsun diye.

Bazen de gerçekte öylesi bir olay ya da durum hiç yaşanmamış iken kitlelere “sanki öyleymiş” gibi, “sanki bu durumlar alelade yaşanıyormuş” gibi bir imaj verilmek istenir. Böylelikle gerçeklik yönü hiç yokken herhangi bir konu hakkında algılar istenilen hedefe yönlendirilerek kamuoyu oluşturulabilmektedir. Özellikle ülkelerin ya da insanların genel durumları itibariyle hassas oldukları dönemlerde dikkatler istenilen hedefler üzerinde yoğunlaştırılmak istenir. Çünkü bu dönemlerde insanları inandırmak çok daha kolaydır. Örneğin ülkemizin yapmış olduğu sınır ötesi harekâtlar, Dünya ve özellikle de Avrupa ülkelerine farklı tarzda yansıtılmak amacı ile; Suriye’nin çeşitli hastanelerinde çekilmiş yaralı çocuk resimleri dünya gemerekgundem.com.trine servis edilerek “Türklerin burada masum kitleleri vurduğu, yaraladığı” algısı oluşturulmak istenmiştir.

Yine aynı tarzda herhangi bir eylemsel kitle hareketinde, başka yerlerden derlenen görsellerin sosyal medya sitelerinde servis edilmesi sonucu; “insanlara karşı orantısız güç kullanıldığı, düşünce özgürlüklerinin engellendiği” gibi algılar insanlarda çok rahat oluşturulmaktadır. İnsanlar, her konuda algı oluşturabilir ve yönetebilirler. Örneğin beslenme alanında vücudumuz için kesinlikle zararlı olan laboratuvar ürünü kimyasallar, reklamlar vasıtası ile insanlara gıdalar içerisinde sunulmakta ve hiç tereddütsüz tüketilebilmektedir. Ya da dünya genelinde oluşturulmak istenen bir algı olayında, insanlarda etkinin tavan yapması ve süreklilik arz etmesi için “Korku Çemberleri” oluşturulmak istenmesi yakın zamanda şahit olduğumuz örneklerden sadece bir tanesidir. Düşünün korona virüs salgınının başlangıç aşamalarında hastalık dünyaya nasıl da tanıtılmıştı? Oturduğu yerde bir anda düşüp ölen insanlar, yürürken bir anda yere yığılanlar vs… “Devamı Haftaya”