mehmetguclu2603 @ gmail.com

EBEVEYN OLMAK

            Birey, toplumla bütünleşme sürecinde yani sosyalleşme aşamasında ilk uyum hareketlerine ailede başlar. Sıcak ve sağlıklı bir aile ortamı, insana güven verir ve insanın rahat bir şekilde, mutlu mesut olarak hayatını idame etme noktasında büyük rol oynar. Ailedeki bireylerin her birinin kendine özgü görev ve sorumlulukları bulunmaktadır.  Aile içerisinde bireylere yüklenen görev ve sorumlulukların bireylerce eksiksiz ifası, ileride toplumun norm ve kurallarına uyumu noktasında onları rahat ettirecektir.

            Günümüzde ebeveynler arasında taklitçiliğin, abartının ve mükemmeliyetçiliğin ayyuka çıktığı şu dönemlerde Türk geleneksel aile yapısı olan ataerkil aileden tabiri caizse çocuk merkezli “çocukerkil” ailelere doğru durdurulamayan bir yönelim görülebilmektedir. “Dünya’nın merkezinde bizim çocuklarımız var ve Dünya bunların çevresinde dönüyor” gibi müthiş bir algı ebeveynlerimizin başını döndürmektedir. Genel anlamda bu tip ailelere “helikopter aile” denilmektedir.

Yani aile adından da anlaşılacağı üzere çocuğunun üzerine kapanmış bir helikopter gibi sürekli tepesinde dönmekte ve onu izlenim altında tutmak istemektedir. Bu tip ailelerde çocuk haliyle sorumluluklarından bihaber ve aileye tam bağımlı olarak yetişmektedir. Çünkü ebeveynler, çocuğun her şeyi konumundadır. Hatta çocukları için en sağlıklı kararları kendilerinin vereceğini düşünerek çocukları hakkında sürekli kendileri tercihte bulunmaktadırlar. Çocuğun gelişimi itibariyle yapması gereken işler, ödevler, görevler, sorumluluklar çoğunlukla ebeveynler tarafından tam bir mükemmeliyetlikle yerine getirilmektedir. Ebeveynler, çocuklarını bu tarz bir yetiştirme sistemine alıştırdıklarından çocuk da aileye tam bağımlı olarak yetişmekte ve ailesiz bir şey yapamaz duruma gelmektedir. Aynı zamanda ailede de buna benzer bir kanı oluşmaktadır. Bundan dolayı ebeveynler, aşırı endişeli ve korumacı bir yapıya bürünmektedirler.

Bu tip ailelerin çocuktan beklentileri de akademik anlamda oldukça yüksek olduğu için aile hatayı ve yanlışı kolay kolay kabullenememektedir ve sürekli gelecek için kaygılanmaktadırlar. Ebeveynler arasında çocuklarla ilgili müthiş bir kıyaslama ve rekabet vardır. Her biri çocuğunu üstün zekâlı olarak görmektedir. Hal böyle olunca çocukların da çocuk olduğu unutularak yarışa hazırlanan yarışçılar gibi onlara sürekli bilgi girişi yapılmaktadır ve paydaşlardan da sürekli bu yönde istekler bulunulmaktadır. Maalesef bu aşırılık çocuklarda bilgi çöplüğüne dönüşmektedir. Yeni bilgiler öğrenilirken, eskileri çok çabuk unutulmaktadır. Aslında tam anlamıyla öğrenme de sağlanamamaktadır. Kısa vadeli öğrenmeler gerçekleşmektedir.                                                                  “Devamı Haftaya”

www.gemerekhaber.com www.gemerekgundem.com.tr