mehmetguclu2603 @ gmail.com

MİLLİ ŞUUR

            Milletlerde “milli şuur” dediğimiz bilincin oluşturulabilmesi için bu alanı güçlendirecek kaynakların faydalanıcı kitleye aktif olarak aktarılması gerekmektedir. Milletlerin dünya sahnesinde varlıklarını, özümlenmeden (asimile olmadan) devam ettirebilmelerinin yegane şartı kesinlikle özlerini tam anlamıyla tanımalarından, yaşamalarından ve muhafaza ederek gelecek kuşaklara yaşatmalarından ibarettir. Tarihine ve kültürüne hâkim olamayan milletlerin, gelecek adına kendilerine doğru bir yön çizmeleri de mümkün değildir. Milli şuur, milletçe bu değerlerin farkına varabilmek ve kültürel sömürülere karşı onu muhafaza edebilmektir.

“Milli Şuur” un bir millette var olmasına ve zihinlerde yaşatılmasına etki edecek en önemli amil güç hiç şüphesiz ki o ülkenin sahip olduğu gençliğidir. Gençlik, bir ülkenin sahip olduğu ve olabileceği en büyük sermayesidir. Yeter ki doğru değerlendirilebilsin. Günümüzde gelişmiş süper güçler dahi genç nüfuslarının azlığından dolayı gelecek adına karamsarlık içerisindedirler. Bu uğurda çeşitli tasarılar üretmekte, doğurganlık adına maddi olarak vatandaşlarını teşvik etmektedirler. Bir düşünsenize! Dolgun başaklar misali fikirleri ve gönülleri tarih ve kültür bilinciyle yetmiş, donanımlı bir gençliğe sahip ulusun sırtı kolay kolay yere gelebilir mi? Ya bir de bu gençlik milli ve manevi duygulardan yoksun, sevgisiz, değerlerinden bi haber, tarih ve kültür bilinci zayıf, ilmi ve toplumsal birikimi cılız; kısacası milli şuurdan tamamen yoksun, içleri boşaltılmış, donanımsız bir gençlik olursa… Bu topluluğun bir ülke için milli kuvvetten ziyade alelade bir yığından farkı olamayacaktır.

Ülkenin sahip olabileceği bu gizil güç, donanımsız yetiştirildiği sürece ülke çıkarlarına hizmet edemeyeceği için yani doğru yönlendirilmediği an, milli ve manevi yönden ülkeye de zarar verebilecek kıvama yetebilecektir. Çünkü milli şuurdan yoksun insan kitlelerinin bir ülkede oluşması, kültürel sömürgecilerin (emperyalistlerin) iştahını kabartarak onları harekete geçirtecektir. Milli şuurdan yoksun insanlarda “kimlik” dediğimiz durum da kendilerinde hâsıl olamadığı için değerlerine ve gerektiğinde ülkelerine de çok çabuk sırt çevirebileceklerdir. Özellikle kimi gençlikte değişik kültür ve milletlere karşı hayranlıkların aşırı derecede oluşmasının, hatta gönüllerde ve düşüncelerde yeşermesini hiç istemediğimiz kendi milleti ve ülkesine karşı “küçümseme, aşağılık duygusu” gibi hallerin vuku bulmasının altında yatan ana etkenin “kimliksizlik” yani milli şuur noksanlığından kaynaklandığını görebilmekteyiz. Halbuki her bir karış toprağında farklı medeniyetleri ve kültürleri barındıran, bedeli kanla ödenmiş bu kutlu vatanda yaşamak ve bu memleketin bir ferdi olarak değerlerimizle bütünlük içerisinde hayatımızı idame ettirebilmek, lütufların da ayrıcalıkların da en yücesidir. “Devamı Haftaya”

www.gemerekhaber.com www.gemerekgundem.com.tr