mehmetguclu2603 @ gmail.com

“OKU”MAK

Okumanın İslam kültüründe olduğu kadar Türk kültüründe de önemli olduğunu bilmekteyiz. Özellikle geçmiş yıllarda yaşamış kağanların, padişahların ve devlet adamlarının mükemmel derecede eğitim aldıklarını, sınırlı sayıdaki vakitlerinin azımsanmayacak dilimlerinde okumaya zaman ayırdıklarını, kısacası kendilerini her yönden geliştirdiklerini görmekteyiz. Mustafa Kemal Atatürk, ömrünün yarısı cephelerde geçmesine rağmen yine de kitap okuma sevdasından ödün vermeyerek oldukça fazla sayıda kitap okumuş ve bu alanda insanlığa tam anlamıyla örnek olmuş bir şahsiyettir.

Türk devletleri dönemlerinde kurulan medreseler ve buralardan yetiştirilen âlimler ve ulemalar Türklerin bu konudaki hassasiyetlerini gözler önüne sermektedir. Medreseler, bireyi her yönüyle geliştiren kurumlardı ve halka açık yerler olduğu için halk da burada okuyarak eğitim kervanına katılabiliyordu. Osmanlı padişahları yeterli eğitimi alarak tahta geçerlerdi. Ekseriyeti özellikle şiir, güzel sanatlar ve edebiyatla ilgili kitapları sever ve okurlardı. Bundan dolayı birçok padişahın şair olmasına şaşmamak gerek.

Velhasılıkelam okuma alışkanlığı insana birçok alanda kazanımlar sağlamaktadır. Çünkü kitaplar; insanın en değerli, en iyi ve en yakın dostlarıdır. Kitap okuyan asla kendisini yalnız hissetmez. Biz onları terk etmediğimiz müddetçe, onlar da bizi terk etmezler. En önemlisi de onlar bizden hiçbir karşılık beklemeden sadece bizlerden birazcık zaman talep ederek; karşılığında bizlere sınırsız bilgiler sunmaktadırlar. Hem de bunları bedavadan ya da çok az bir ücret mukabilinde gerçekleştirmektedirler. Düşünsenize günden güne materyalistleşen bir toplumda karşılıksız olarak ne yapılabiliyor ki? Eğer ki karşılıksız bir şeyler halen yapılabiliyorsa inanın o şey, sizlerin gerçek dostudur. Bu şey; bazen bir insan, bazen bir nesne olabilir.

Kitap okuma alışkanlıkları insanlardan sonra doğal olarak toplumları da olumlu yönde etkilemektedir. Yapılan bazı araştırmalar kitap okuma alışkanlığı yüksek olan toplumlarda, bu alışkanlığın çok daha az olduğu toplumlara kıyasla olumsuz vakalara daha az rastlanıldığını göstermektedir. Özellikle hayat mücadelesi ve yoğun iş hızı insanları manevi olarak olumsuz yönde etkilemektedir. Kitap okumak insanoğlunun kafasını dağıtmasına, olaylara daha sakin ve bardağın dolu tarafından bakabilmesine yardımcı olabilmektedir.

Bu konuyla ilgili yazımızı bir Çin atasözü çok güzel özetlemektedir: “Bir yıl sonrasını düşünüyorsan pirinç ek. On yıl sonrasını düşünüyorsan ağaç dik. Yüz yıl sonrasını düşünüyorsan insan yetiştir.”           

        Bol okumalı günler dileğiyle…                                                               

 www.gemerekhaber.com www.gemerekgundem.com.tr